DOI: 10.54688/ayd.2017162 ISSN: 2146-1740

TÜRK ENTELEKTÜEL ALANININ HETERONOMİSİ: TANZİMAT’TAN 1960’LARA DEVLET SERMAYESİNE BAĞIMLILIK

Yunus Şahbaz
Türk düşünce tarihi literatürü, Türk aydınının teorik derinlikten çok güncel siyasi meselelere bağlı, pratik ve devlet-merkezli bir karaktere sahip olduğu konusunda büyük ölçüde hemfikirdir. Ne var ki bu literatür -Mardin’in “kısa vadeli, pratik çözüm arayışı”, Ülken’in “İçtimai eyleme aşırı bağlılık” ve Kayalı’nın “siyasal baskınlık” tespitleri dahil- bu örüntüyü büyük ölçüde bir kültür/zihniyet meselesi olarak tanımlamış, onun yapısal nedenini sistematik biçimde açıklamamıştır. Bu çalışma, Pierre Bourdieu’nün alan kuramından hareketle, söz konusu örüntüye yapısal bir açıklama önermektedir: Osmanlı-Türk toplumunda entelektüel üretimi finanse edebilecek özerk bir burjuva sınıfının ve buna bağlı bir yayın piyasasının tarihsel olarak zayıf kalması, entelektüel alanı sermaye bakımından devlete belirleyici ölçüde bağımlı kılmıştır. Bu düşük özerklik (heteronomi) durumu, Tanzimat’tan 1960’lara kadar birbirinden ideolojik olarak kökten farklı aydın hareketlerinin -İslâmcı, Kemalist, sosyalisttekrar tekrar devlet merkezli bir “misyon” söylemine geri dönmesini anlamak için temel ancak tek başına yeterli olmayan yapısal bir koşul olarak ele alınmaktadır. Çalışma bu tezi Yeni Osmanlılar, Said Halim Paşa ve Ziya Gökalp, Kadro hareketi ve Forum-Yön dergileri üzerinden sınamakta, özellikle II. Meşrutiyet dönemine ağırlık vermektedir. Çalışma ayrıca heteronominin derecesinin ve kanallarının dönemden döneme değiştiğine, aynı kuşak içindeki aydınların da bu koşula farklı stratejilerle karşılık verdiğine dikkat çekmektedir.

More from our Archive