DOI: 10.33817/muhakeme.1886086 ISSN: 2636-8749

SOSYAL HİZMET PERSPEKTİFİNDEN İNTİHAR VE AİLELERİN YAŞAM DENEYİMLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

Yasemin Ertan Koçak
İntihar, birey, aile ve toplum üzerinde derin, uzun süreli ve çok boyutlu etkiler yaratan karmaşık bir olgudur. İntihar girişimi ya da intihara bağlı ölümün ardından aileler, ani ve sarsıcı kayıplarla karşı karşıya kalmakta; bu kayıplar suçluluk, utanç, damgalanma, sosyal izolasyon ve ruh sağlığı sorunları gibi önemli güçlükleri beraberinde getirmektedir. Literatür, intihar sonrası yas süreçlerinin diğer kayıp türlerinden farklı özellikler taşıdığını; özellikle ebeveynlerin, eşlerin, çocukların ve kardeşlerin psikolojik, duygusal ve sosyal açıdan risk altında olduğunu göstermektedir. Çocuklar ve kardeşler, intihar sonrası dönemde duygudurum bozuklukları, kaygı, travma belirtileri ve riskli davranışlar açısından kırılgan bir grup olarak öne çıkarken; aileler sosyal ilişkiler, iletişim örüntüleri ve destek ağları bağlamında belirgin güçlükler yaşamaktadır. Bu güçlükler, aile içi işlevselliği olumsuz etkileyerek ikincil sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir. Bu çalışma, intihar sonrası aile deneyimlerine odaklanan ulusal ve uluslararası literatürün tematik bir incelemesi niteliğindedir. Çalışmanın amacı, intihar sonrasında ailelerin yaşam deneyimlerine ilişkin literatürde yer alan bulguları bütüncül bir çerçeve içinde ele almak ve bu deneyimleri sosyal hizmet perspektifinden tartışmaktır. Çalışma kapsamında, intihar sonrası ailelerin yaşadığı psikososyal süreçler, aile üyesi olarak çocuk ve kardeşlerin deneyimleri, sosyal ilişkilerde ortaya çıkan değişimler ile sosyal hizmetin mikro, mezzo ve makro düzeylerdeki rolü ele alınmaktadır. Bu çalışma, intihar sonrası müdahalelerin birey, aile ve toplumu kapsayacak biçimde çok boyutlu yaklaşımlarla ele alınmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.

More from our Archive