DOI: 10.53487/atasobed.1795445 ISSN: 2822-3160

Sermaye Mekân İlişkisi: Kent Hakkı

İrfan Mukul
Uzun yıllardır sermayenin toplumsal yeniden üretiminin merkezinde kentler yer almaktadır. Bu durumda, sermayenin, kentleri birikimin odağı haline getirmeye çalışmasının katkısı büyüktür. Kentlerde sermaye birikiminin azaldığı dönemlerde kente dair sorunlar daha belirgin bir hal alır. Böyle dönemlerde sermaye birikimi arttırmak için kent, "değişim değeri" olarak görülmeye başlanır ve bu durum sermaye birikimi açısından sorunların çözümü anlamını taşır. Bu duruma karşı duruş, sermaye karşıtı toplumsal sınıfların ve örgütlenme biçimlerinin kentin "kullanım değeri" biçiminde yorumlanmasına yol açar. “Kent hakkı” kavramı böyle bir yorumlamanın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. "Kent hakkı”, sermaye karşısında şehir hayatına, yenilenen merkeziyete, etkileşim ve karşılaşma alanlarına, yaşam ritmine ve zaman kullanımına erişim hakkıdır. Bugün artan bir şekilde kentin, sermayenin bakış açısıyla menkul kıymetler olarak değerlendirilmesine ve yatırım portföyü sömürüsüne açık bir değişim değeri şeklinde algılanmasına karşın, kent hakkı kavramının yeni bir kent siyaseti açısından "hem bir slogan hem de siyasi ideal" olarak vaadini artan bir oranda koruduğu söylenebilir. Bu anlamda nitel araştırma yöntemi kullanılarak yapılan bu çalışmanın amacı "kent hakkı”nın ne olduğu ve kent hakkı talebine ulaşmak için nasıl bir strateji izlenebileceği ile Türkiye’de kent mücadelelerinin yoğun olarak yaşandığı kentsel dönüşüm örneklerinin bulgularından yararlanılarak değerlendirmeye tabi tutulduğunda “kentsel dönüşüm”e karşı yapılan mücadelelerin aslında birer “kent hakkı” mücadelesi olduğu göstermek olacaktır.

More from our Archive