DOI: 10.31811/ojomus.1902237 ISSN: 2536-4421

Sanat eğitimi alan üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rol tutumu ve öz-anlayış düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Burçin Nur Tetiker, Zeynel Turan
Bu araştırmanın amacı, sanat eğitimi alan üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rolleri tutumları ile öz-anlayış düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmada, toplumsal cinsiyet rolleri tutumu ve öz-anlayış düzeyleri; cinsiyet, yaş, sınıf ve bölüm değişkenleri açısından değerlendirilmiştir. Araştırma, nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeline dayalı kesitsel bir araştırma çerçevesinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Türkiye’de sahne sanatları ve müzik alanında eğitim veren konservatuvarlar ve güzel sanatlar fakültelerinde öğrenim gören ya da mezun olan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmaya, müzik bölümü (Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Batı Müziği) öğrencilerinden 121 ve sahne sanatları bölümü (opera, bale, tiyatro, dans ve koreografi, Türk halk oyunları) öğrencilerinden 107 olmak üzere toplam 228 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Veriler, katılımcılara uygulanan “Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği” ve “Öz-Anlayış Ölçeği” aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde parametrik testlerden Independent Samples t-Test ve One Way ANOVA, iki ölçek arasındaki ilişkiyi belirlemek için ise Korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular, sanat eğitimi alan öğrencilerin toplumsal cinsiyet rolleri tutumlarında cinsiyete göre istatistiksel olarak farklılık olduğunu ve kadın öğrencilerin erkek öğrencilere kıyasla daha eşitlikçi tutum sergilediğini göstermiştir. Benzer şekilde, öz-anlayış düzeylerinde cinsiyete bağlı anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Toplumsal cinsiyet rolleri tutumlarında sınıf, yaş ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılık saptanmazken; öz-anlayış düzeylerinde sınıf, yaş ve bölüm değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Korelasyon analizi sonucunda, öğrencilerin öz-anlayış düzeyleri ile toplumsal cinsiyet rolleri tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir doğrusal ilişki bulunmamıştır. Araştırmanın kesitsel yapısı ve özbildirim temelli veri toplama yöntemi dikkate alındığında, bulguların nedensel bir ilişki ortaya koymadığı değerlendirilmektedir.

More from our Archive