DOI: 10.26650/jol.2026.1770802 ISSN: 2718-0042

Süreksiz biçimbilim: Kök ve örüntü etkileşiminden biçimbilimsel karmaşıklığa

Emir Yaray, Özge Can
Süreksiz biçimbilim olgusu dünya genelinde çoğunlukla betimleyici düzeyde ele alınmakta, süreksiz biçimbirimlerin ortaya çıkış süreçlerini açıklayan kuramsal çerçeveler ise sınırlı kalmaktadır. Alandaki çalışmalar, bir yanda yüzeysel değişimleri betimlemekle yetinen yaklaşımlar, diğer yanda karşılaştırmalı ve artsüremli verileri göz ardı eden aşırı biçimselleştirilmiş modeller arasında iki uçta yoğunlaşmaktadır. Bu dengesizlik, süreksiz yapıların nasıl ortaya çıktığı, nasıl evrildiği ve neden kalıcı hâle geldiği sorularına bütüncül bir yanıt üretilememesine yol açmaktadır. Bu çalışma, söz konusu boşluğu gidermek amacıyla, süreksiz biçimbilimi hem yapısal süreçler (“nasıl ortaya çıkar?”) Hem de bilişsel güdüler (“neden ortaya çıkar ve sürer?”) bağlamında birlikte ele alan bütünleşik bir çerçeve önermektedir. Simpson’un (2009) örnekseme temelli değerlendirmesinden hareketle, eklemeli yapılardan türeyen ve başlangıçta düzenli olan biçimbilimsel örüntülerin, sesbilimsel değişimler ve biçimbirimleşme süreçleri aracılığıyla süreksiz yapılara dönüşebildiği; bu süreçte örneksemenin, eşzamanlı olarak hem düzenleyici hem de sapma üretici bir rol oynadığı ileri sürülmektedir. Bu doğrultuda çalışmamız, düzeneklerin Semitik dillerde gözlemlenen kök- örüntü dizgelerindeki sesbilimsel değişimler ile diğer dil ailelerindeki kök ünlüsü değişimlerinin özünde aynı olduğu varsayımına dayanarak, süreksiz biçimbilimsel yapıların tarihsel biçimbirimleşmesini tetikleyen temel sesbilimsel ve anlambilimsel düzeneklerin ne olduğunu tartışmayı odağına alan nitel karşılaştırmalı bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Çözümleme; Arapça, İbranice, Ugaritçe ve Sokotri verilerine dayandırılmış; Türkçe, İngilizce ve Belhare örnekleri tipolojik karşılaştırma amacıyla kullanılmış, sesbilimsel yapılardaki ünsüz dizileri ve ünlü örüntüleri ile biçimbirimleşme sürecinde anlam ve sesbilim temelli etkileşimler incelenmiş, süreksiz biçimbilimsel yapılanmaların olası bilişsel temelleri tartışılmıştır. Elde edilen bulgular, süreksiz biçimbilimin tipolojik bir kuraldışılık değil, yinelenen sesbilgisel değişimlerin biçimbirimleşmesi ve örnekseme süreçleriyle normlaşması sonucunda ortaya çıkan sistematik bir yapı olduğunu göstermektedir. Böylece çalışma, süreksiz biçimbilimin yalnızca betimlenmesiyle yetinmeyip, ortaya çıkış ve kalıcılık dinamiklerini yapısal ve bilişsel düzlemleri birleştirerek açıklayan özgün bir katkı sunmaktadır.

More from our Archive