DOI: 10.47951/mediad.1937432 ISSN: 2636-8811

Müslüman Olmayanların İslam Algısı ve İslamofobi ile İhtidanın Sarmal Yapısında Medyanın Rolü

Sevde Düzgüner
İnsan ve toplumlar kendilerinden olmayanı “öteki” olarak niteleyip ona yönelik farklı algı ve tutumlar geliştirme eğilimindedir. Müslüman olmayanlar için de İslam ve Müslümanlar “öteki”ni oluşturmaktadır. Tarih boyunca gayrimüslimlerin İslam ve Müslümanlara dair algı ve tutumları çeşitli sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik nedenlere bağlı olarak farklılık göstermiştir. Bu süreçte olumsuz tutumlar İslam ve Müslüman karşıtlığı şeklinde ortaya çıkarken olumlu tutumlar İslam ve Müslümanlara saygı duyma ve kimi zaman bu dine yönelerek ihtida etme şeklinde ortaya çıkmaktadır. İslam karşıtlığı ile İslam’a yönelme iki zıt kutup gibi görünse de çoğunlukla bu ikisinin bir arada var olduğu ve birbiri ile doğru orantı içinde bulunduğu sosyolojik bir gerçekliktir. Makale, Müslüman olmayanların İslam’a yönelik algı ve tutumlarını tarihi akış içerisinde ele almakta, İslamofobi ile ihtidanın kesişim noktalarını incelemekte ve bu noktalarda medyanın rolüne odaklanmaktadır. Yorumlayıcı bir yaklaşımla ele alınan makalede İslam’a yönelik algı ve tutumların tarihi arka planı için literatür incelemesi yapılmış, yakın dönemdeki İslamofobi ve ihtida verileri içinse sistematik literatür taraması yapılarak veriye dayalı alan araştırmaları esas alınmıştır. Makalede İslam ve Müslümanlara yönelik tutumların hangi şartlarda ve toplumun hangi katmanında ortaya çıktığı tespit edildikten sonra son yıllarda hem İslamofobi hem de ihtida oranlarındaki artışa ilişkin veriler sunulmuş ve bu ikisinin arka planına dair çıkarımlara yer verilmiştir. Sonuçta, sosyal hayat ve medyada İslamofobi’nin artmasının İslam ve Müslümanları tüm insanların gündemine taşıdığı, bunun neticesinde bazılarının İslam’ı araştırdığı, bunlardan bir kısmının da Müslüman olduğu ve sonrasında İslamofobi’ye maruz kaldığına ilişkin tespitler yapılmıştır. Makalede İslam’a yönelik iki zıt tutumun bir arada var olmasında medyanın ne denli önemli bir rol oynadığı ortaya konmuştur.

More from our Archive