DOI: 10.59379/tdpd.1883195 ISSN: 2687-2722

Ergenlik Döneminde Dua ve İbadete Yönelik Tutum ve Davranışlar: Ampirik Araştırma ve Bağlamsal Analiz

Mustafa Koç
Bu makalenin amacı, ergenlik dönemindeki ergenlerin dua ve ibadete yönelik tutum ve davranışlarını incelemek ve ergenlik dönemi dinamikleri temelinde elde edilen nicel bulguları bütüncül ve analitik bir bağlamda yeniden analiz etmektir. Ampirik çalışma, 2013 ve 2014 yıllarında Bursa ve Balıkesir illerinde yaşayan ergenler üzerinde yürütülen nicel bir alan araştırmasına dayanmaktadır. Araştırma örneklemini, farklı sosyo-demografik özelliklere sahip toplam 212 ergen oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde, araştırmacı tarafından yapılandırılmış bir anket formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 26 istatistik programı aracılığıyla frekans ve yüzde dağılımları temelinde çözümlenmiştir. Veri yorumlama aşamasında ise nicel bulgular, ergenlik döneminin psikolojik, sosyolojik ve teolojik bağlamları dikkate alınarak bağlamsal analiz tekniğiyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, ergenlerin dua ve ibadet pratiklerine ilişkin tutum ve davranışlarının; cinsiyet, yaş grubu ve algılanan sosyo-ekonomik düzey gibi değişkenlere bağlı olarak betimsel düzeyde çok yönlü farklılaşan örüntüler sergilediğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede; (i) dua etme davranışının, biçimsel ibadet pratiklerine kıyasla daha yaygın, daha erişilebilir ve süreklilik potansiyeli daha yüksek bir dinsel pratik olarak öne çıktığı; (ii) namaz kılma, oruç tutma ve Kur’an-ı Kerim okuma gibi biçimsel ibadetlerde ise daha seçici, düzensiz ve dönemsel örüntülerin baskınlaştığı; (iii) söz konusu düzensizliğin, dinsel yönelimin zayıflaması ya da kopuşundan çok ergenlik dönemine özgü gelişimsel ve bağlamsal dalgalanmaları yansıttığı; (iv) ibadet pratiklerindeki aksamalara sıklıkla eşlik eden dinsel suçluluk ve günahkârlık duygularının, dinsel sorumluluk bilincinin sürdüğüne işaret eden düzenleyici bir işlev üstlendiği; (v) tövbe pratiğinin, bu suçluluk deneyimiyle birlikte ergenin dini bütünüyle terk etmeden sürece yeniden dâhil olmasını sağlayan onarıcı bir mekanizma olarak işlediği; (vi) ergenlerin dinsel yönelimlerinde kurumsal ve biçimsel ibadet sürekliliğinden çok bireysel, duygusal ve öznel anlamlandırmaların daha belirleyici olduğu; (vii) dua ve ibadet pratiklerinin ergenler açısından yalnızca normatif yükümlülükler olarak değil, aynı zamanda duygusal düzenleme, sorumluluk dengeleme ve varoluşsal anlamlandırma işlevleriyle deneyimlendiği; (viii) ergen dindarlığının doğrusal bir süreklilik ya da ani bir kopuş modeli yerine, ‘dua-ibadet-aksama-suçluluk-tövbe-yeniden yönelim’ aşamalarından oluşan döngüsel ve işlevsel bir yapı sergilediği bulgulanmış ve yorumlanmıştır.

More from our Archive