DOI: 10.26650/ppil.2026.46.2.1698514 ISSN: 2667-4114

Avrupa Birliği Mülteci Hukukunda Yeni Pakt Dönemi: Mevzuatta İlerleme mi?

Sinan Veziroğlu, Mustafa Atatorun
Bu çalışma Avrupa Birliği (AB) mülteci hukukunun gelişimi ve yapısı içinde sığınmacı ve mülteci hakları ile üye devlet yükümlülüklerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda çalışmamız AB mülteci hukukunun gelişimini, Avrupa için ağırlaşan göç krizine karşı hukuki bir reform niteliği taşıyan Yeni Göç ve İltica Paktı (Yeni Pakt) adı verilen düzenlemeleri öncesi ve sonrası olarak ayırmaktadır. İncelememiz mevzuat değişikliklerinin ne gibi ilerlemeler getirdiğini ortaya koymanın yanında, eleştiri konusu olabilecek ve mevzuatta geriye gidişin göstergesi olan sorunları da açıklamaktadır. Sığınmacı ve mülteci hakları bağlamında Yeni Pakt insani kabul yaklaşımı gözeterek arama ve kurtarma çalışmalarında ortaya çıkan mağduriyetleri gidermektedir. Ancak, göçü güvenlikle ilişkilendirilen düzenlemelerin varlığı mevzuatta geriye gidişe işaret etmektedir. Bunlar arasında, parmak izi uygulamasında yaş sınırının düşürülmesi, tüm dezavantajlı gruplar dahil gözaltı sürelerinin uzatılması, başvuru değerlendirme azami süresinin arttırılması, AB içerisinde izinsiz hareketin önlenmesi ve kurulan acil durum mekanizmasının suistimale açık olması gibi düzenlemeler bulunmaktadır. Üye devlet yükümlülükleri açısından yaşanan sorunlara dayanarak yeni bir dayanışma modelinin geliştirilmesi ve sorumlulukların adil paylaşımına yönelik düzenlemeler belirli ilerlemeleri içerse de, uluslararası koruma başvuru süreçlerinde ulusal makamların tam yetkili olması ve üye devletlerin sığınmacı haklarına uymakla ilgili yükümlülüklerine riayet etmediklerinde herhangi bir yaptırımın ve uygulamalara ilişkin güçlü bir denetim mekanizmasının tesis edilmemiş olması sığınmacı kabulünü zorlaştırmaktadır. Ayrıca üye devlet mülteci sorumluluğunun eğitim kurumlarından alınan diploma aracılığı ile sağlanması uygulaması da kaldırılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, AB mülteci hukukundaki reformun gereksinimleri karşılaması ve ortaya çıkan yeni durumu kapsaması bağlamında yerinde bir gelişme olduğu kanısına varılmıştır. Ancak yapılan yeni düzenlemelerin içerik olarak yetersiz olduğu düşünülmekte ve iyileştirme gereksinimi gözlenmektedir.