DOI: 10.59379/tdpd.1789237 ISSN: 2687-2722

Ahlaki Cesaret ile Manevi İyi Oluş Arasındaki İlişki: Üniversite Öğrencileri Üzerine Nicel Bir Araştırma

Kübra Torun, Çiğdem Gülmez
Ahlaki cesaret, bireyin sosyal baskı, dışsal tehdit ya da kişisel risk karşısında etik ilkelere bağlı kalarak doğru olduğuna inandığı davranışı sergileyebilme kapasitesini ifade etmektedir. Din psikolojisi açısından bu kapasite, dini inançlar ve manevi değer yönelimleriyle uyumlu etik muhakeme geliştirme, değerleri yalnızca içselleştirmekle kalmayıp zorlayıcı koşullarda eyleme dönüştürme yeterliğiyle ilişkilidir. Manevi iyi oluş ise bireyin kendisiyle, başkalarıyla, doğayla ve aşkın olanla kurduğu anlam, bütünlük ve yönelim ilişkisini içeren çok boyutlu bir yapı olarak değerlendirilmektedir. Bu makalede, üniversite öğrencilerinde manevi iyi oluş ile ahlaki cesaret arasındaki ilişkisel örüntüler incelenmiştir. Nicel ilişkisel tarama deseninde yürütülen çalışmanın örneklemini, Kastamonu Üniversitesi eğitim, ilahiyat, insan ve toplum bilimleri, iletişim ve mühendislik fakültelerinde öğrenim gören 339 öğrenci oluşturmuştur. Veriler Ahlaki Cesaret Ölçeği ve Spiritüel İyi Oluş Ölçeği aracılığıyla toplanmış; analiz sürecinde betimsel istatistikler, çok değişkenli varyans analizleri ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular, ahlaki cesaretin manevi iyi oluşun aşkınlık ve doğayla uyum alt boyutlarıyla düşük düzeyde pozitif; anomi alt boyutuyla düşük düzeyde negatif ilişkili olduğunu göstermiştir. Ahlaki çekingenliğin manevi iyi oluş alt boyutlarıyla anlamlı ilişki göstermediği saptanmıştır. Cinsiyet ve öznel dindarlık algısına göre ahlaki cesaret alt boyutlarında anlamlı farklılık bulunmamış; buna karşılık ahlaki çekingenlik boyutunda fakülteler arasında anlamlı farklılık belirlenmiştir. Manevi iyi oluş açısından kadın öğrencilerin aşkınlık ve doğayla uyum puanlarının erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu, anomi boyutunda ise cinsiyete bağlı anlamlı farklılık bulunmadığı görülmüştür. İlahiyat fakültesi öğrencilerinin aşkınlık puanları diğer fakültelere kıyasla anlamlı biçimde daha yüksek bulunmuş; öznel dindarlık düzeyi arttıkça aşkınlık ve doğayla uyum puanlarının da yükseldiği belirlenmiştir. Sonuç olarak ampirik bulgular, manevi iyi oluşun ahlaki risk içeren durumlarda cesaret gösterme eğilimiyle ilişkili olduğunu; ancak bu ilişkinin düşük düzeyli korelasyonlarla sınırlı kaldığını göstermektedir. Bu nedenle manevi iyi oluş ile ahlaki cesaret arasındaki bağın din psikolojisi bağlamında nedensel, gelişimsel, kültürel ve kurumsal boyutlarıyla, özellikle etik eğitim süreçleri açısından daha derinlikli incelenmesi; farklı örneklemlerde yeniden test edilmesi gerekmektedir.

More from our Archive