DOI: 10.31679/adamakademi.1492983 ISSN: 2146-4936

Çağdaş Davet Fıkhı, Demokrasi ve Nasihatname: Mehmet Metiner Düşüncesinin Dönemlendirilmiş Bir Analizi

Ertuğrul Zengin
Bu makalede Türkiye’de İslamcılığın son kırk yılında entelektüel-siyasetçi olarak yer alan Mehmet Metiner’in düşüncesi yazarlık hayatı boyunca kaleme almış olduğu kitapların metin analizi yöntemiyle incelenmiştir. Metiner, 1984 yılında Ahmed b. Hanbel kitabını yayımlamasıyla başladığı yazarlık hayatında 2020 yılında yayımladığı Siyasi Erdemler Risalesi ’ne kadar toplam on bir kitap yayımlamıştır. Makalede Mehmet Metiner düşüncesi üç döneme ayrılarak incelenmiştir. 1984 yılında Ahmed b. Hanbel biyografisinin yayımlanmasıyla başlayan kitap yazarlığı kariyerinin 1991 tarihli Kardeşlik Çağrısı kitabına kadar olan ilk yılları Klasik İslamcı dönem olarak adlandırıldı. Yeni Bir Dünyaya Uyanmak (1987), Şafakta 10 Gün-İran Notları- (1989), Sorunlarımızı Konuşmak (1990) kitapları üzerinden bu dönemde çağdaş davet fıkhı üzerinde çalışan Metiner, 1980’den sonra bölünmüş İslamcı camiayı aşkın bir dava prensibi ve prensibe uygun davranış ve tutum ilkeleri etrafında bir araya getirmeye çalışmıştır. 1991’den 2013’e kadar İdeolojik Devletten Demokratik Devlete: Zamanın Ruhunu Anlamak (1999), Yemyeşil Şeriat Bembeyaz Demokrasi (2004), Cennet Düşü: İdeolojik Devletten Demokratik Devlete (2004), Devletin Beka Sorunu: Hedef İç Savaş mı (2011) kitaplarıyla beraber post (yeni) İslamcı bir tutum içerisine giren Metiner, demokratikleşmeyi düşüncesinin ana ilkesi yaparak, parti yoluyla mücadeleyi düşüncesinin ana aksı olarak belirlemiştir. 2013 sonrasında Klasik ve post-İslamcı görüşlerinden farklı olarak üçüncü bir İslamcılığı benimseyen Metiner’in Palamut Mesihi (2015) kitabının ardından Siyasi Erdemler Risalesi kitabında doğrudan liderlikle kurduğu ilişki üzerinden kadim nasihatname kültürüne iştirak ettiği görülür. Makalede Metiner’in 1980’lerden 90’ların başına kadar uzanan ‘çağdaş davet fıkhı’ olarak özetlenebilecek ilk düşünce dizgesinden 1990’lı yıllarda keskin bir şekilde koptuğu bu durumun da üçüncü döneminde onu bir senteze değil bir senkretizme vardırdığı iddia edildi.

More from our Archive